06.11.2024/POKE q&a

2–3 dakika

Soru: Daha kısa, daha “ne anlarsanız” era of our poke. Ne bekliyorsunuz?

Başkalarınca:

..

.

Bence:

Bu yazıyı yazmayı da bi’ 3-4 defa erteledim son bir kaç saat içerisinde. İster dikkat dağınıklığı deyin, ister başka bir şey, oluyor öyle.

Bu soruyu yazarken beklentim, okuyan kişi nereden alırsa oradan cevaplasındı. Otobüs bekliyorsa onu, bir olayın gerçekleşmesi belki, önümüzdeki haftanın gelmesini, birinin onu bulmasını, hastalığının geçmesini, beklemiyordu bile belki, bilemiyorum. Kimde ne çınlarsa.

Kendim kayasının yankısına bakayım diye uğraştım tüm gün. Soruyu tekrar tekrar vurdum kendime, dinledim. Bulduğum en güçlü ses, “kaçmak” oldu.

Bir şeyleri beklemek, ister bilinçli olsun ister bilinçsiz, kaçınma refleksi gibi bende. Yapacağım ve yapmak istediğim çok şey var, hayalim addettiğim ve uğruna belki bir şeyleri fedaya göze aldığım, yine de burada bu yazıyı yazıyorum misal bunları yapmak için çabalamak yerine. İstemiyor muyum acaba gerçekten bunları, kendime hak mı görmüyorum, bunlara ulaşırsam hayal kırıklığı yaşama ihtimalim yüzünden mi onları hep kendimden ileride tutuyorum, insanlar benim potansiyelimi görsün ve ulaşamadığım hayallerime ulaşamamamı bahtsızlığıma yorup bana ve mağduriyetime acısın mı istiyorum,…? Ardı gelmez sorular.

Neyi bekliyorum?

Sanki bir şeyler, birileri, bir yerlerden gelecek ve diyecekler ki; “çektiğin şeylerin farkındayım, bunca çaba ve yorgunluğun hakkı na budur, al bu imkan sepetini ve doya doya kullan neye ne kadar ihtiyacın varsa”. Sanki bundan emin gibi bir yaşamak. Bu olacak günün birinde. Birileri farkedecek, hakkımı bana teslim edecek. Aynen.

Neyi bekliyorsun?

Yorgunum bu sıralar ki sanki hep öyle değilmişim gibi. Bu sırada bekleyen işler ki genelde hayallerimi süsleyenler, bu yorgunluk bir nebze azalınca önüme gelecekler. Valla bak, şu haftayı/ayı/yılı bi’ atlatayım, halledicem hepsini. Bunlar kolay işler, bi’şey yok bunları yapmakta ama mecalim/param/zamanım/motivasyonum/… yok. Toparlıycam.

Neyi bekliyorum?

Kendimi biraz aslında. Yakalamaya çalışıyorum daha çok. Kendime ulaşabildiğim an çok kısıtlı. Aslında şu an onlardan biri ve yazmaya zorluyorum kendimi. Dikkatimi çeken ve beni dağıtan çok şey var. Misal şu an canım soğuk su çekti ve masamdaki matarada su bitti. Kendimi mutfağa gidip dolaptan su almamak için zorluyorum. Bir yandan oturma şeklimden ötürü götümün sol yanağı uyuştu ve rahatsız ediyor. Ama şeklimi değiştirirsem, gider su alırsam, bu yazıya dönünce devam edebilir miyim emin değilim. Kendimi yakalamışken yakamdan tutmam gerek. Bu sık olmuyor.

Neyi bekliyorsun?

Saydığım ve aklıma gelmeyen pek çok sebebin belli miktar nüfuzundan ötürü, bir şeylerden kaçıyorum gerçekten ve bu kendimi yakalayamama durumu da bununla bağlantılı esasında. Instagram reel sarmalı, youtube videoları, podcastler, müzik, film, oyun, yürüyüş, bisiklet, uyku, uykusuzluk ve hatta arkadaşla sohbet. Tüm bunlar birer asset benden kaçan benim için.

Ne abicim, ne bekliyorsun?

Yurtdışında yaşam kurmak, zayıflamak, polimer kil, çizim, boyama, gitara dönme, 3d modelleme, voxel dünyası, grafik tasarım merakı, spor, doğa yürüyüşleri, iş hayatında değişiklik istekleri, fotoğraf, sağlık sıkıntıları, düzenli ve sağlıklı uyku, kitaplar, film ve diziler, yeni diller öğrenmeler, geziler, diğer her şey. Neden bunlar için daha çok çaba göstermiyorsun ve bunlara ayıracağın zamanı bu kadar kötü kullanıyorsun. Buna suçluluk da dahil. Kendini suçlamak bir kaçınma değil midir zannediyorsun? Sen yakınlarına kendine davrandığın gibi mi davranıyorsun? Şu an bile.

Tek başınasın. İsteklerin eğer isteklerinse, onlar için sen uğraşacak ve yerine getireceksin. Ne bir kimse ne de bir güç yok, bildiğin kadar sen varsın ve o kadar. Sen bir yol bulamazsan, kimse bulamaz.

Namárië.

Yorum bırakın