Biraz geç kalmış bir başlangıç diyesim vardı ama bu cümleyi yazarken düşüncelerim aslında tam zamanı fikrine sürüklendi. Çok uzun zaman önce aslında blog yazmakla ilgili isteğim oluştu ve bir kaç denemede de bulundum, sonuncusu yaklaşık beş sene önce. Hiç bir zaman şu an olduğu kadar ciddiye binmedi işler, artık ciddi.
Ama ne ciddiyet, öf! Değişik değişik konularda ahkamlar kesilecek, bir takım meselelerle alakalı ileri geri konuşulacak, çoğunlukla da saçmalanacak. Bir zaman bir laf edeceğim, ertesi gün onla ters düşeceğim. Benden yetkilisi gelecek ve diyecek ki, “ha ha ha salağa bak”. Ben de evet diyeceğim. Dün salaktım, bugün biraz daha az salağım, yarın daha az salak olmayı umuyorum.
Başlangıçta öyle “iyi yazmışım lan” performans beklemiyorum kendimden. Bir süre sonra fakat, belki bir kaç sene, biraz biraz böyle cümlelerle kendimi ovalamak niyetim. Yazdıkça rahatlıyorum, bana iyi geliyor. Buradaki esas amacım da diğer insanların yazdıklarımı iyi bulmasından çok kendimi iyi hissetmek. Zamanla bu ikili el ele tutuşsun ve dağ bayır dolaşsın da istiyorum, vaktimiz var. Yani, öyle umuyorum.
Neler yapmak istediğimden bahsetsem ya, madem başlangıç?
Bir sürü “ulan şunu da yapsam” fikirlerim var buraya dair. Başlangıç için, uzun süredir instagram üzerinde yaptığımız soru cevap etkinliğinin çıktılarını burada değerlendirmek. Üzerine konuşmak, farklı fikirleri öne çıkarmak, söylenenleri o insanların bakış açısından değerlendirmeye çalışmak, kendi fikirlerimle çarpışmak ve bunları da ortaya dökmek, daha da bir sürü şey. Ortaya çıkan şey konuya göre ve benim zamanla bu formatı ele alış biçimime göre çok değişecek. Şu olur, bu kadar uzun olur gibi bir öngörüde de bulunamıyorum, aynı bu yazının ne kadar uzayacağını ön göremediğim gibi. Muhtemelen gittiği yere kadar gidecek. Her ikisi de.
Birbirinden farklı bir sürü şeye ilgim alakam var. Dikkat eksikliğim olduğuna kanaat getirmemin bir sebebi de bu, biri bitmeden öbürü, bitmeden öbürü başlar (misal bu esnada kafamda Ogün Sanlısoy çalıyor). O ilgim olan şeylerle ilgili de öğrendiklerimi, belki benim oltaya takılmama sebep olan şeyleri, kafamı kabak çiçeği gibi açan meseleleri burada daha üzerine düşünerek ve onlar hakkında yazarak ele alabilirim diye bir düşündüm kendi kendime. Futbol üzerine de yazabilirim, diorama tarafında gördüğüm bir büyüleyici iş üzerine de. Film hakkında atıp tutarım belki, sonra yolda yürürken karşılaştığım bir kedinin beni attığı düşünseline katarım sizi. Neyle karşılaşacağız ben de bilmiyorum.
Temelde o süreçte neler üzerine yazmak istersem, ne şekilde dökülmek istersem öyle aslında. Sizi de tutup çekerse bir noktada, ne ala.
Bu yapının bana katacaklarını, gelecekte evrileceği yeri çok merak ediyorum. Heyecanlıyım da bu konuda. Umarım güzel olacak, çoğunlukla.
Görüşürüz,
Emre.


Yorum bırakın